WhatsApp

Sanal Oyunlar Çocuklarımızı Nasıl etkiliyor?

Sanal Oyunlar Çocuklarımızı Nasıl etkiliyor?

Milenyum çağında çok hızlı bir şekilde ilerleyen araçlarından biri olan bilgisayar, gün geçtikçe hayatımızın birçok alanında kullanılmaya başlanmış ve bu kullanım alanının genişliği ile insanların temel ihtiyaçları listesine girmeye başlamıştır. (Evcin, 2010) Hayatımızın her alanında yaygınlaşan bu dijitalleşme süreci çocukla ve hatta oyunlarına yansımıştır (Çakmak, 2016). Bunun nedenleri incelendiğinde, şehirleşme ve sokak oyun alanlarının kısıtlığı, anne ve babanın içinde bulunduğu iş olanakları vb. birçok etkenin dijitalleşme sürecinde rol oynadığı söylenebilmekte ve çocukların oyun alanlarının içine kadar sanal oyunların yer almasında öncülük ettikleri düşünülmektedir (Açıkgöz ve Yalman, 2018). Ayrıca insanların neden oyun oynamak istedikleri konusunda hisleri sorgulandığında ise, Ögel’in (2012) adaptasyon, merak, bunalmak, sıkılmak, başarılı olma isteği, başarısızlıktan kurtulmak gibi nedenleri saymaktadır. Dijital oyunların yaygınlaşması ile birlikte bu durumun çocuk ve ergenler üstündeki olumsuz veya olumlu etkileri araştırılmaya başlanmıştır (Ferguson, 2007).

İlginizi çekebilir: Çizgi filmler çocuklarımıza duygusal şiddet uyguluyor mu?

Bu etkilerin çocuklar üzerindeki durumu hakkında iki önemli görüş hakimdir. Bunlardan ilki teknolojiyi çocuklar için birer fırsat olarak tanımlayan yaklaşımdır. Bu yaklaşıma göre teknoloji kullanımında çocuğun gelişimine uygun olarak uygulama ve programlara yer vererek doğru kullanım şeklinin öğretimi ile çocuğun yaratıcığının ilerlemesi sağlanabilir. Bunun yanında çocuğun bireysel özelliklerine uygun tasarlanan programların çocuğun grup içinde yer almasına olanak sağladığı ve birçok gelişimi için aynı anda ilerleme olanağı sağladığını söylemektedirler (Haugland ve Wright, 1997). Konu hakkındaki diğer görüş, ilk olarak savunulan düşüncenin tersine fikirler sunar. Bu görüşe göre ise, çocukların bilgisayar kullanırken harcadığı zamanda birçok gelişimsel aktivite yapılabileceğini ve bilgisayarın bu aktiviteleri engellediğini savunur. Ayrıca çocukların gerçek yaşamda oynadıkları oyunların içerdiği kültür yapısına da zarar verdiğini bunun yanında da yaşlarının kaldırabileceğinin çok üzerinde bir sayıda uyarana maruz kaldıklarının altını çizer (Akbulut, 2013).

Gelişen teknolojinin çocuğun gelişimsel alanlarında nasıl ve ne şekilde etkiler oluşturduğu ayrı ayrı incelendiğinde ise,

FİZİKSEL

Bilgisayar karşısında uzun süre oturma sonucunda iskelet ve kas sistemi yapısında bazı bozuklukların oluştuğunun gözlenmesi, kişinin vücudunda tutulma ve gerginlik hislerinin sıklığı genellikle rastlanan durumlardır. Ayrıca gözde oluşan ağrı, acı, kuruma ve yorgunluk durumlarında da büyük bir sıklık görülmektedir.  Ek olarak bu araçlardan yayılan radyasyonun vücut üzerindeki etkisi çocuk ve ergenlerde yetişkine göre daha ciddi boyutta görülebilmektedir Önceki yıllarda araştırmacılar tarafından yapılan çalışmalar daha çok televizyon karşısında oturulan süreye odaklanırken son zamanlarda bilgisayar başında geçirilen zamanda vücudun hareketsiz olmasına neden olan durumlar arasında yerini almıştır. (Akbulut, 2013). Bunun yanında teknolojik araç ve gereç kullanımı esnasında şiddet içerikli oyun ve içerikler izleyen çocukların gece uykuya dalma problemleri yaşadıkları ve mavi ışığın etkisiyle vücutta melontinin salınımının sekteye uğraması gibi önemli problemlere yer açabilmektedir (Chassiakos ve ark., 2016). Ek olarak bilgisayar ekranı karşısında uzun süre zaman geçiren çocukların kilo artışı yaşadığı birçok araştırma tarafından desteklenmektedir.

Konu ile yapılan çalışmalar incelendiğinde ise, Parlak Demir vd., (2012) tarafından yapılan araştırmada yaşları 7-11 arası değişen çocukların %80,5’i gün içinde bilgisayar kullandığını ve %70’i günde en az 1-2 saat bilgisayar karşısında kaldığı görülmüş ve değerlendirme sonunda çocuklarda (%63,7’sinde omuz elevasyonu %7,5’inde pelvis elevasyonu, %66,9’unda kol-gövde aralığının azalması, %21,9’unda torakal prominens, %21,3’ünde kifoz, %63,4’ünde lordoz) birçok fiziksel hasar tespit edilmiştir. Laurson ve ark., (2008) tarafından yapılan başka bir çalışmada ise günde iki veya daha fazla saat televizyon ve bilgisayar başında olan erkek çocukların daha az televizyon izleyen çocuklara oranla 1,7 kat fazla obez oldukları bulunurken, kız çocuklarında ise bu oran 1,2 kat olduğu ortaya çıkarılmıştır.

BİLİŞSEL

Çocukların sanal oyun oynama süresinin ve uzun süreli bilgisayar kullanımlarının bilişsel düzeydeki etkilerini inceleyen birçok araştırma bulunmakla birlikte incelenen tüm araştırmaların ortak paydası incelendiğinde, bilgisayar kullanımının bilişsel etkisi kişinin bilgisayarı kullanma biçimine ve kullanırken girdikleri içeriklere göre değişmektedir (Akbulut, 2013). Kısaca çocukların bilgisayarı hangi amaçla kullandığı, bilgisayar kullanımından aldığı etkiyi olumlu veya olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Eğitici oyunların kişiye analitik düşünme, strateji uygulama, iletişim becerisi, problem çözme gibi olumlu beceriler kazandırdığı ve öğrenilen bilgiler için bir motive aracı olarak kullanılabileceği bilinmektedir. (Şahin, 2007). Bunun yanında eğitici olmayan oyunlar; kişiye oyun bağımlılığı, oyun ile gerçek hayatı ayırt edememe, görev ve sorumluluklarını aksatma ve oyunu bütün hayatının önüne koyarak sosyalleşmeyi engelleme ve akademik hayatın sekteye uğraması gibi önemli olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir (Horzum, 2011).

PSİKOSOSYAL

Teknolojik ilerleme sonucu geliştirilen araç ve gereçler çocukların ve ergenlerin günlük haytta doyuramadıkları bazı psikolojilk isteklerini sanal ortamda doyurmaya çalıştıkları bilinen bir gerçektir. (Shen, Liu ve Wang, 2013). Çocukların uzun süreli sanal oyun etkinliklerinin etkisini araştıran birçok araştırmaya rastlamak mümkündür. Mustafaoğlu ve Yasacı, (2018) tarafından yapılan bir çalışmada dijital oyunların oynamanın çocuklar üstündeki fiziksel ve psikoloik olarak olumsuz etkilerini incelemiş ve araştırma sonucunda önemli bulgulara rastlanmıştır. Bu bulgulara göre çocuklarda günlük oyun oynama süresi 179,9±122,1 arasında bulunurken (%74,8)’inde anksiyete ve agresiflik ve (%69,7) ‘in asosyalleşme ve depresyon gibi psikososyal problemler olduğu ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca Gentile ve ark, (2012) tarafından yapılan çalışmada ise dijital oyun oynayan çocukların oynamayan çocuklara göre daha fazla dikkat dağınıklığı tanısı aldıkları ortaya çıkarılmıştır. Ek olarak Mentzini ve ark. (2011) ‘nın yaptığı çalışmada sanal oyunların çocukların saldırganlık seviyelerini arttırdığı görülmüştür.

Bunun yanında sanal oyunların bazı psikolojik yarar sağladığını gösteren çalışmalara da rastlanmaktadır. İncelenen çalışmalarda oyuna ayrılan vakitlerin düzenine dikkat ederek oynanan oyunların çocuklarda rahatlama ve duygusal boşalma gibi önemli olumlu psikolojik durumlara katkı sağladığı da görülmektedir. (Prot ve ark, 2014).

SONUÇ

Bilgisayar kullanımı ve sanal oyunların çocuklar üzerinde fiziksel, bilişsel ve psikososyal gelişimleri incelendiğinde,

Yeni yüzyıl ile birlikte gelişen teknolojik çağın başlaması ve pandemi ile birlikte de çocuğun aldığı çoğu eğitimin sanal ortamda olması gibi durumlardan dolayı çocukların sanal ortamdan tamamen uzaklaştırılma durumu şu an için gerçekdışı görünebilmektedir. Bu noktada önemli olan bilgisayar kullanım süresi ve çocukların girdikleri içerik türlerinin niteliğidir. Çünkü sana oyunların çocukların gelişimlerine hem olumlu hem de olumsuz yönden etkileri bulunmaktadır. Fiziksel yönden etkilerine bakıldığında, çocuklar fazla hareketsiz kalabildiklerinden dolayı uzun süreli bilgisayar kullanımı gelişimsel olarak sakıncalıdır. Bilişsel gelişim yönünden ise çocuklara olan etkisini anlamak için sanal oyunlarının içeriklerini gözlemlemek gerekmektedir. Çocukların vaktinin büyük bir bölümünü bilgisayar başında geçirmesine fırsat vermeden onu bilişsel oyunlarla desteklemek gelişimsel olarak olumlu etki sağlayabilecektir. Psikososyal yönden ise aşırıya kaçılmadan çocukların oynadıkları sanal oyunların, çocuklarda duygusal boşalma gibi olumlu etkileri olduğu bilinmekle birlikte yine içeriklerinin olumsuz etkisi ile anksiyete depresyon gibi olumsuz psikojik durumlara da yol açtığı bir çok çalışma ile ortaya çıkarılmıştır.

Bilinenlerin ışığında çocuğa bakım veren bireylere bazı önerilerin verilmesi yararlı olacaktır;

  • Bilgisayar kullanım süresi net bir şekilde çocuğun yalına uygun şekilde düzenlenmeli ve zaruri durumlar dışında süre açısından taviz verilememeye özen gösterilmelidir.
  • Çocuğun bilgisayar başındayken kullandığı masa ve sandalyelerin yaşına uygun ve ortopedik olmasına özen gösterilmelidir.
  • Bilgisayar kullanımı sırasında kullanıma ara vermenin sağlık açısından önemli olduğu konusunda çocuklar bilinçlendirilmelidir.
  • Çocuğa bakım veren kişinin çocuk ile daha fazla vakit geçirmeye özen gösterilmesi çocuğun fiziksel, psikososyal ve bilişsel yönden yarar sağlayabilmektedir.
  • Sanal oyuna alternatif olarak çocuk ile birlikte oynanılabilecek fiziksel aktivitesi fazla oyunlara yer verilerek uzun süreli bilgisayar kullanımının önüne geçilebilir.
  • Tamamen bilgisayar kullanımının kısıtlanması yerine çocuklara bilgisayar ve internete yönelik bir bakış açısı kazandırma ve onlarda aşinalık yaratma amacıyla kontrollü ve verimli zamanlar geçirmesi sağlanmalıdır.
  • Çocukların girdikleri içerikler ebeveynler tarafından sıklıkla denetlenmeli ama bunu yaparken otoriter bir tutum yerine bunun bir gereklilik ve çocuğun yararına olduğu çocuğa hissettirilmelidir.
  • İnternette çocuğun gelişim ve yaş özelliklerine uygun olan yararlı zeka oyunları ve bilişsel oyunlar belirlenmeli ve çocuğa öğretimi sağlanmalı gerekirse öğretim aşamasında birlikte oynanmalıdır.
  • Çocuğun oynadığı eğitici oyunlar onların anlayabileceği şekilde tartışılabilir ve bunun bir aile değeri olduğu hissettirilebilir.

Çocuğunuz ile ilgili tüm soru ve sorunlarınız için benimle iletişime geçin.

Diğer Yazılar