WhatsApp

Mutlu Aile Olabilmek

Mutlu Aile Olabilmek

MUTLU AİLE OLABİLMEK

Aile, içindeki bireylerin birbirleriyle etkileşiminden oluşan bir düzendir. Her bir aile bireyinin diğeriyle sözlü veya sözsüz iletişimle oluşturduğu bir ilişkisi vardır. Bu ilişkiler ağı içerisinde her birey, kendi benlik bilincini ve kişiliğini yapılaştırır. Çocuğun içinde yetiştiği aile ortamı, ebeveynin tutum ve davranışları; çocuğun yetişkinlikteki duygusal durumunu belirleyen en önemli faktörler arasında gösterilir. Anne-baba tarafından kabul görmenin veya reddedilmenin, çocukların hem duygusal, davranışsal ve sosyal-bilişsel gelişimini, hem de yetişkinlikteki psikolojik uyumlarını etkilediği bir gerçektir. Kişiliğin oluşumu için gerekli olan özdeşleştirme, aile içindeki üyeler ile gerçekleşir. Bu süreçte var olan iletişim şeklinin doğru olması sonucu, çocuklar daha özerk ve bağımsız bir birey haline gelirler. Düşünme, düşünce ve duygularını açıklama özgürlüğü ve alışkanlığı kazanırlar. Kısaca bireyselleşme, tek başına var olabilme yolunda olumlu tecrübeler kazanırlar.

Mutlu bir çocuk yetiştirebilmenin yolu bireysel farkındalığı yüksek, mutlu bir aile olabilmekten geçer. Mutlu bir aile olabilmek, zor gibi görünen ama bazı küçük iletişimsel etkilerle kısa zaman içerisinde oluşturulabilen bir durumdur. Duygu ve düşüncelerini açık ve dürüst bir şekilde dile getirebilen aile üyeleri kimi zaman çözülemez gibi görünen problemleri de çözebilme şansına sahip olur. Açık ve dürüst bir iletişimi sağlayamayan aileler ise problem çözümlerinde başarısız olmakta, aile içinde zayıf duygusal bağ, samimiyet eksikliği oluşmaktadır. Uzun vadede ise zayıf iletişim; aile üyelerinin ayrı yaşaması, ebeveynlerin boşanması ve çocuklarda artan uyum ve davranış problemleri ile sonuçlanmaktadır. 

Ailede gerek eşler, gerekse anne- baba ve çocuk arasındaki iletişim karşılıklı, yani iki yönlü olmalıdır. Eşlerden birinin sürekli anlattığı ya da “direktif” verdiği, diğerinin ise sürekli dinlediği tek yönlü iletişim ortamı, dengesiz ve sağlıksız ilişkilere zemin hazırlar. Ayrıca, çocuğun düşünce ve duygularını anne ve babası ile paylaşması, onlara danışması için, ebeveynlerin çocukla diyalog halinde olması gerekir. İletişim tek yönlü ise, yani anne baba daha çok konuşuyor, eleştiriyor, emir veriyor ve çocuk daha fazla dinliyor ama kendi düşünce, duygu ve yaşantılarını ifade edemiyorsa, çocuk kendini ifade etme becerisini geliştiremediği gibi onun hakkında gerçek bilgiler de edinilemez. Günümüzde giderek karmaşıklaşan dünyada, birçok yeni durumla ve olayla karşılaşan çocuğun merak ettiği konuları anne babasına sorabilmesi, ifade edebilmesi; soyut düşünebilme becerisi ve ilişkisel analizleri güçlendirebilme yetisine katkı sağlayacaktır. 

Aile içi sağlıklı iletişim kurmada denenebilecek bazı pratik bilgiler şunlardır:

Açık, net ve doğrudan iletişim kurun: Ne istediğinizi,ne beklediğinizi sizi üzen ya da sevindiren şeyi direkt olarak ilgili kişiye iletin.

İletişiminizde ‘ben dili’ kullanmaya özen gösterin. Sorunlar karşısında hissettiklerinizi ifade etmeniz, sizin daha doğru anlaşılmanızı sağlayacaktır.

Fikir ayrılıklarını tehdit olarak görmeyin. Çeşitlilik, fikir alış verişi için iyi bir fırsattır.

"Ben onun için daima en iyisini düşünürüm" demeyin. İyi niyet ve birbirimiz için kaygılanmak mutlu bir aile için elbette ki gereklidir. Ancak birilerinin yerine her şeyi düşünmeye çalışmak, o kişiyi pasif kılarken sizi tüketebilir.

Birbirinize paylaşım zamanları ayırın. Ailece, yapabileceğiniz ev içi ve ev dışı etkinliklerin listesini oluşturup, planlar yapıp, bunu uygulamaya geçirin.

Çözüme ulaşmak için kendinize ve karşınızdakine zaman tanıyın. 

Uzman Klinik Psikolog

Nihal Sancaktar

16 Aralık 2021

Diğer Yazılar