WhatsApp

Mizofoni ve Beslenme

Mizofoni ve Beslenme

Mizofoni ve Beslenme 


 

Mizofoni ya da misophonia olarak 2001’den beri literatürde bulunan bu kavram çok uzak olmadığımız belki de bizim de içinde bulunduğumuz bir kalabalıktan bahsediyor.

Latince misos (nefret) ve phone (ses) kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşan bu durum seçici ses hassasiyeti sendromu olarak da ifade edilir. Aslında beyindeki özel bir yapısal anormallikten kaynaklanan psikolojik ve fizyolojik semptomlar gelişmesi ile meydana gelir.

Hala nedeni araştırılan bu durumun beklenenden daha yaygın olabileceğini düşündüren ve kalıtsal bir etiyolojiye sahip olma olasılığını arttıran çalışmalar bulunmaktadır. Tam olarak kaç kişide olduğu bilinmese de her 5 kişiden 1’inin bu rahatsızlığa sahip olduğu düşünülmektedir.

Bazı uzman psikiyatr, klinik psikolog ve odyologlar tarafından, kişiye bazı sesler dinletilerek duyduğu bu seslerden rahatsız olma düzeyini ölçen misophonia testleri uygulanmaktadır.

 

Mizofonik tepki, sesin neden olduğu istemsiz fiziksel ve duygusal bir refleks gibi görünmektedir. Ses, beyin sapında yer alan otonom sinir sistemini ve duyguyla ilişkili limbik sistemi doğrudan harekete geçirir. Bu, ses ile refleks tepkisi arasındaki doğrudan bağlantılıdır. 

 

Mizofonik bireyler, tetikleyen ses ile birlikte kendilerini bir anda sosyal bir kramp ve rahatsızlık içerisinde bulurlar. Bu seslerin sürekliliği ve şiddeti artar veya devam ederse kişi oto kontrolünü kaybeder ve saldırganlaşarak şiddet eğilimi içerisine girebilirler. 

 

Misophonia'nın en sık görülen belirtileri şunlardır:

 

Rahatsız edici sesler karşısında kulaklarını kapatma

Gürültüden uzaklaşma ya da isteği

Gergin, sinirli, endişeli ve paranoyak davranışlar

Sesler devam ettikçe göğüs kafesinde hissedilen sıkışma hissi, stres, anksiyete, endişe

Gündüz çevresel sesler nedeniyle sürekli olarak stresli, gece ise sessizlikten gelen huzur hissini yaşama,

Bebek ve çocuk ağlamalarına tahammül edememe,

Başka birinin ayaklarını ritmik şekilde sallaması ya da herhangi bir nesneye ritmik şekilde vurularak çıkarılan seslerden rahatsız olma.

Saat tiktak sesi ya da bunun gibi sosyal ortamlarda olağan olarak bulunan ritmik sesler

Sindirim sistemi sesleri; yutkunma, çiğneme ve dil sesleri

Ağız şapırdatma, sakız çiğneme ve höpürdeterek içme sesleri en çok rahatsız olunan sesler olarak karşımıza çıkar.


 

Ne Yiyeceğimizi Etkiliyor

 

İlk insanlardan beri yemekler, sosyalleşmenin temelini oluşturmaktadır.

Sosyalleşirken genelde iyi duygular ve davranışları öğrendiğimizi düşünürüz. Her zaman bu kadar şanslı sosyal ortamlar olmayabiliyor.

 Montréal Üniversitesi eğitim psikoloğu profesörü olan Linda Pagani: ‘’Yemek saatlerinde ebeveynlerin varlığı, küçük çocuklara ilk elden sosyal etkileşimi, sosyal meseleleri ve günlük sorunları tartışmayı, bildik ve duygusal olarak güvenli bir ortamda öğretiyor.’’ Aile ile yemek yemenin kıymetini her zaman daha çok hissederiz.

Bu noktada bazı kısımlara dikkat etmemiz gerekebilir. Mizofonik çocuklar genelde 9-12 yaş aralığında karşımıza çıksa da her yaş grubu bu durumla karşı karşıya kalabiliyor.

Aile ile yemek yerken masadaki, ortamdaki sesler mizofonik çocuklarda çok farklı şekillerde tepkilere neden olabilir.

Örneğin, eliyle kulağını kapatma hareketini yapmak isteyen çocuk çabuk yorulur ve odağı düşer. Yeterli ve dengeli beslenmeyi bu noktada kaybetmiş oluruz.

 

Farklı bir örnek olarak: Sadece rahatsız olduğu için masadan kalkmak isteyen çocuklar yine yeteri kadar beslenemezler. Aileler bu noktada yediklerini bitirmek için zorladıklarında ise hızlıca tüketirler. Hızlıca yiyeceğini bitiren çocuk, genelde aileler için hiç sorun teşkil etmez. 

Bu alışkanlık devam eder ve hayatının tamamına yayılabilir. Burada hem gastrit, reflü gibi sindirim sistemi ile ilgili problemlerle karşılaşabilir hem de çok hızlı tüketim alışkanlığına bağlı olarak obezite ve fazla kiloluluk karşımıza çıkabilir.

 

Temelde çocuklar için en iyiyi isteyen aileler, bu noktada neler yapabiliriz diye düşünüyor olabilirsiniz. Onlarla konuşabilir, onları size anlatması için güvenli alan oluşturabilir ve onların ihtiyaçlarını anladığınızı belirtebilirsiniz. 

Burada; psikolog, psikiyatr, çocuk gelişim uzmanı, odyolog veya diyetisyeninizle iletişime geçerek destek alabilirsiniz.

 

8 Ocak 2022

Diğer Yazılar