WhatsApp

İnfantil Otizm

İnfantil Otizm

Otizm, günümüzde tanılama, takip ve tedavi süreçleri açısından çok kez araştırma konusu olsa da yapılan her araştırma literatüre yeni kavramlar kazandırdığı için alan uzmanlarının bir türlü ortak bir yargıya varamadığı çocukluk döneminin önemli nörogelişimsel bozukluğudur (Kaba, Soykan Aysev, 2019). 

Otizm kavramı ilk olarak 1926 yılında Grunya Efimovna Sukhareva tarafından tanımlanmıştır. Fakat Sukhareva’nın yaptığı bu tanımlama şizofrenin hastaların dış dünya ile ilişkilerini kaybedip yavaş yavaş içine kapanmasını anlatmak amacıyla kullandığı yetişkin psikiyatrisindeki bir kavramdır (Aydın, Kınacı, 2013). Bu nedenle uzun yıllar uzmanlar otizmli bireyler ile şizofrenik bireyleri ayırt etmekte güçlük yaşadılar.

Uzmanları bu çocuklar otizm mi? şizofreni mi? karmaşası 1943 yılında Kanner’ın yaptığı araştırma sonucunda yayınladığı makale ile son bulmuştur. Çocuk ve ergen psikiyatristi olan bilim insanı erken çocukluk otizmini tanımlamışlardır. Kanner, tekdüzelik ile belirgin olan klinik tablo ile uyumlu olarak ilerleyen otizm olarak kabul edilmiş ve yaygın gelişim bozuklukları (YGB) bağlamında tarif etmiştir. 2013 yılında, DSM-5, DSM-IV’ün sözü edilen tanısal alt sınıflarının hepsini silerek, ciddiyet derecesine göre gruba ayrılan Otizm Spektrum Bozukluğu’nun bir kapsamlı sınıfı olduğunu öne sürmüştür (Posar, Visconti, 2018).

Bu bilgilerden yola çıkarak Otizm Spektrum Bozukluğunu yeniden tanımlayacak olursak belirtilerini yoğun olarak 24-36 aylar arasında gösteren çocukluk döneminin önemli bir nörogelişimsel bozukluğudur. İnfantil otizm ise bebeklik otizmi olarak adlandırabileceğimiz belirtilerinin 0-12 aylık süreçte ortaya çıktığı otizmdir. 

İnfantil otizmde karşımıza çıkan belirtiler erken tanı ve tedavide dikkat edilmesi gereken önemli gelişim basamakları olabilir. Özellikle bu dönemdeki bebeklerin bakım verenleri şu konulara çok dikkat etmelidirler:

  • Bakım veren kişi veren kişi bebeğe yaklaştığında bebek bakım veren kişi ile göz temasını sağlıyor mu?
  • Bebek bakım veren kişiye ya da çevresindeki diğer kişilere gülümsüyor mu?
  • Ağladığında ya da huzursuzlandığında bakım veren kişi onu kucağına aldığında çabuk sakinleşir mi?
  • İsmine ya da çevresindekilerin çıkarttığı seslere cevap verir gibi konuşmalar yapıyor mu?
  • Çevresindeki kişileri ya da sesleri taklit etmeye çalışır mı?
  • Bebeğiniz sizle ya da çevresindeki kişilerle iletişim kurmak amacıyla jestlerini kullanır mı?
  • Bakım veren kişi bebeği kucağına almak istediğinde bebek bu durumu anlayıp ona uzanmaya çalışıyor mu?
  • Baa, maa dee gibi heceleri çıkartmaya çalışır mı?

Yukarıda belirttiğim kriterler infantil otizm açısından önemli olan değerlendirme kriterleridir. Eğer bu kriterlerden biri veya birkaçına cevabınız hayır ise bebeğinizin gelişim değerlendirmesinin yapılması için bir uzmana danışabilirsiniz.

KAYNAKLAR 

1. American Psychiatric Association (2013). Diagnostic And Statistical Manual Of Mental Disorders. 5th Edt (DSM-5). American Psychiatric Association. Washington. 

2. AYDIN A, KINACI C (2013). Otizme Çözüm Var (9. Baskı). Hayykitap, İstanbul.

3. KABA D, SOYKAN AYSEV A (2019). Dsm-5 tanı ölçütlerine göre erken çocukluk döneminde otizm spektrum bozukluğunun değerlendirilmesi. Türk Psikiyatrisi Dergisi, 10(10): 1-7.

4. POSAR A, VISCONTI P (2018). Infantile Autism And Mitteleuropa. Türk Pediatri Arşivi, (53): 271-272.

Danışmak istediğiniz tüm sorular için tıklayın

Diğer Yazılar