WhatsApp

En Tehlikeli Ebeveyn Tutumu: Serbest Tutum. Peki, Neden?

En Tehlikeli Ebeveyn Tutumu: Serbest Tutum. Peki, Neden?

Ebeveynlik, büyük bir sorumluluktur. Bunun genel nedenini özetlersek çocuğun gelişimini direkt etkileyen bir kavram, eylem ve roldür.

Peki, niçin ebeveynlik tutumlarından en tehlikelisi “serbest tutum”dur? Gelin, birazcık inceleyelim.

Hiçbir sınırı olmayan, ne zaman veya neredeyken ne yapılacağı hakkında bir fikri olmadan bir ilişkiye başladığınızı varsayalım. Bu ilişkinin içindeki bilinmezlikle sevilip, sevilmediğinizi saatlerce sorguladığınız zamanları da varsayın, lütfen. Sorumluluklarınızın ne olduğu hakkında herhangi bir fikir dahi verilmeyip, sürekli arayış içinde geçen soruların peşinde koşarken ne kadar yorulduğunuzu düşünün. Hatalar yaptığınızda, yanlışları görmeye çalıştığınızda hatanın-yanlışın ne ifade ettiğini bir türlü çözemeyip yaptığınız her şeyi ya tamamen doğru kabul edip veya her yaptığınızı bir yanlış olarak gördüğünüzü de bu varsayımın içine alalım ne yapardınız? Yanlışın, hatanın, sınırın, ilginin, doğrunun, sorumluluğun olmadığı bir ilişki içinde her ne kadar bilinçli bir birey de olsanız bazı becerilerinizi köreltmeye, yok etmeye ve hatta kendinizi unutmaya başlarsınız.

Çocuk yaşta böyle güçlü bir sorumsuzluğun bedeli de büyüyünce depresyon, mutsuzluk, sorumluluk olarak yansır. En sinsisi, en zoru, en anlaşılmazı ve en çok boşlukta bırakan tutumlardan biridir serbest yaklaşım. Her ne kadar “Çocuğumuz özgürce büyüyor.” deseniz de özgürlüğün tanımı yapmak istemediklerini ve yapmak istediklerini bilmekten geçtiği için kendini tanıyamayan bir birey haline dönüşen çocuklar özgürlüğün ne demek olduğunu nasıl çözebilirler? Demokratik yaklaşım ile serbest yaklaşımı birbirinden ayıran en önemli etken ise “bilmek”tir. Sınırlar belirlidir, çocuk ebeveynlerine karşı örnek olmaya değil; onların yaşantılarıyla örnekler alıp, ders çıkarmaya çalışır. Sevildiğini bildiği için hatanın verdiği bir mutsuzluk yoktur demokratik yaklaşım ile büyüyen çocuklarda. Aksine bir hata için çözüm yolları aranır, çocuk problemleri çözme becerisini geliştirir. İletişim kuvvetlidir, bağ vardır ve bu bağ hissettirilir.

Serbest tutumda ise aksine hep bir ispatlama çabası ile geçen çocukluk anıları vardır. Başarısızlık sondur. Çocuk problem gördüğünde korkar ve kaçar. Sınırsızlığın özgürlük olmadığını anladığı an büyük bir boşluk içinde sevgi arayışına girer. İçinde bu koca boşlukla büyüyen çocuklar doğruyu-yanlışı ayırt edemez hale gelebilirler. Her söyleneni kabul etme, özgüvensizlik, kaçma, mutsuzluk, sorumluluk alamama, iletişim problemleri yaşamak gibi sorunlar ortaya çıktığı gibi Narsist kişilik özellikleri de çocuğa yerleşebilir.

Büyüklerimiz hayatın düşe kalka öğrenildiğini söyler. Bu doğrudur fakat her düşüşte bir çocuk tek başına kalkmayı veya kalkamamayı öğrenmek mecburiyetinde değildir. Bazen sınırlar çocuklar için bir güvendir. Dünyaya, hayata, insanlara karşı tavırları-tutumları-düşünceleri böyle gelişir. Çok sıkı tutum her ne kadar yanlışsa serbest tutumda bir o kadar yanlıştır.

Çocuğunuzun size örnek olmasını beklemeyin. Çocuğunuza ebeveynlik rolleri biçmeyin. Çocuğunuza düştüğünde onun yanında olacağınızı gösterip, hissettirin. Belirsizlikleri yok edin. Aileniz ile bağınızı kuvvetlendirin. Günaydın, eline sağlık, başarılar, önemli olan sağlık, her şeyin çözümü var, herkes hata yapabilir demeyi ihmal etmeyin. Ufak sorumluluklar verin. Yaşına uygun davranmasını sağlayacak etkinlikler içinde olun. Tartışın, ona sorular sorun. Eşiniz ile aranızdaki iletişimi de güçlendirin. Bir bebeğin, çocuğun ilk örnek aldığı kişi/kişiler ebeveynleridir. Onlara güzel bir örnek verin. Çabalarınızı, sorumluluklarınızı onlar için güzel bir örnek haline getirin.

Bazen bir problem yalnızca bir sevgi bağının sınırlarını oluşturarak ve/veya üstü kapatılmış durumları görerek çözülebilir. İmkan tanınır, yardım alınırsa geçmiş her deneyim, tutum, davranışlardan etkilenerek edinilmiş her travma izi, kötü alışkanlık veya sadece alışkanlık kendi seyrinde çözümlenebilir. 

Daha fazla bilgiye ulaşmak isterseniz aşağıdaki adresteki makaleden cevaplara ulaşabilir veya bizimle iletişim kurabilirsiniz:

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/296105

Diğer Yazılar