WhatsApp

Çocuklarımızın En Önemli Başarısı: Öz-Şefkat

Çocuklarımızın En Önemli Başarısı: Öz-Şefkat

Şu konuda hepimiz hem fikiriz ki kendimizi birileriyle kıyaslıyor, beklentilerimizin dahi insanlara uyum göstermesiyle ilgileniyoruz. Dış dünyanın ne diyeceği veya nasıl tepki vereceği yaptığımız o işten, vakit geçirdiğimiz hayallerimizden, amaç edindiğimiz hedeflerden daha üst sırada yerini taşıyor ve kendisini kaygıya bırakıyor. Çevremizin başarısı, bizim başarısızlığımızmış gibi davranılmaya alışıyoruz. Hep olumlu tarafta kürek çekmek istiyoruz ama dalgaların bizi olumsuzluğa sürüklediğini göremiyoruz.

Çocukluk, hepimizin en kritik dönüm noktalarını içine alan süreçlerle dolu. İleride nasıl bir insan olacağımızı, hayatımızda ideal edineceğimiz düşünceleri, bulunduğumuz yeri, korkularımızı, kaygılarımızı ve neşemizi nasıl koruyup gösterebileceğimizi seçen, planlayan ve hayata dahil eden en önemli dönüm noktamız sevgili çocukluluğumuzdur. Travmalarımızın baskılandığı ve baskılanan anıların, duyguların, düşüncelerin dışavurumunu en çok ergenlikte ve belki de çocukluk dönemi dışında tüm dönemlerde gösterebileceğimiz en kritik evredir.

Bu dönemlerde kendimize yol gösterebileceğimiz bir haritayı elimize vermemeleri hatta bu harita dışında başka bir haritanın da olabileceğini bize göstermemeleri en büyük kayıplarımızdan biri. Puanlarımız, okuduğumuz okullarımız, olması gerektiğinin dışına çıkamayacağımız bu düzende kendimizi çocuktur diyerek bir yerlere sürüklenirken bulabiliriz. Öyleyse herkesin onaylayacağı başarıdan çok , özümüzün onaylayacağı başarıları dönmemiz, çocuklarımıza da bunu göstermemiz gerekiyor. Biz biliyoruz ki bilinçli ebeveynler, bilinçli çocukların ve bilinçli toplulukların öncüleridir.

Eğitim Psikolojisi doçenti ve Dikkatli Öz-Merhamet Merkezi’nin kurucu ortağı olan Dr. Kristin Neff’in tanımına göre, öz-şefkat  , “zor zamanlar geçirirken, başarısız olurken veya farkında olursanız” kendinize şefkat duymaktır. Kendinizle ilgili hoşunuza gitmeyen bir şey ”, tıpkı başka birinin acı çektiğini gördüğünüzde yapacağınız gibi. Kendimiz hakkında nasıl hissettiğimizi fark ettikten sonraki adım, kendimize en iyi nasıl bakacağımızı bilmek. Kendine şefkatin üç unsuru vardır :

  • Öz-Nezaket ve Öz-Yargı: Kendimizi eleştirmek ne kadar yapıcıdır? Farkında olmak, hatalarımızı bilmek ve bunun için kendimize zaman ayırmak gibi seçeneklerimiz olsaydı, eleştirilerimizden daha fazla işe yarardı. Kendimize şefkatli olduğumuzda, kendimize karşı ve yaşamın kaçınılmaz zorlukları sırasında daha nazik davranırız. Gerçekliğimizi nezaketle kabul ettiğimizde, hayal kırıklığına uğramak yerine daha sakin hissederiz  
  • Ortak İnsanlığa Karşı İzolasyon: Eylemlerimin tüm insanların ortak yararı için olumlu bir sonuca sahip olmasını her zaman sağlayan biri olarak, insanlar olarak hepimizin mücadele ettiğini ve kusurlu olduğumuzu kabul ediyorum. Kendine şefkat, tüm bunların paylaşılan insan deneyiminin bir parçası olduğu zihniyetidir, acılarımızda ve kusurlarımızda izole değiliz. 
  • Aşırı Özdeşleşmeye Karşı Farkındalık – Negatif düşüncelerimizi ve duygularımızı bastırmak veya abartmak yerine, onları açık ve net bir şekilde gözlemleyebiliriz . Farkındalık, düşüncelerimizi ve duygularımızı “aşırı tanımlamaktan” kaçınmamıza yardımcı olur.

Dr. Kristin Neff, bu üç bilinçli aktiviteyi çocuklarımıza rol model olarak sunulabileceğimizi söylüyor. Üzgün olduğumuzda durup biraz bekleyelim ve ifade edelim: Üzgünüm. Bu bir farkındalıktır. Hem çocuklarımızda kalıcı yaralar biriktirmemek hem de kendimize bir adım atmak için.

Ayşegül Çetiner

YARARLANILAN KAYNAKLAR:

https://betterkids.education/blog/how-to-strengthen-your-childs-self-confidence-with-self-compassion

Diğer Yazılar