WhatsApp

Çocuklarda Bağlanma Modellerinin Önemi

Çocuklarda Bağlanma Modellerinin Önemi

Hayatımızın içerisinde her an her türlü ilişki için iletişim ve etkileşime ihtiyacımız vardır. Bebeğin ebeveyn ile olan etkileşimi dünyaya geldiği andan itibaren başladığı için,çocukluk döneminde kurduğumuz yakın ilişkiler ve bağlar, yetişkinlik döneminde kurulacak bağların temelini oluşturur.


Bağlanma Modelleri Kişiliklerimizi Nasıl Etkiler?


Bebeğin kurduğu ilişkilerin sağlıksız temelde gelişmesi ileride oluşacak ilişkileri için güvensiz ve kaygı verici olabilir. Güvensiz bağlanma kişinin yaşamını olumsuz etkilemekle birlikte hayatında bazı psikolojik sorunlara da sebebiyet verebilir. Birey hayatı boyunca etkileyecek olan bağlanma biçimleri, bireye hayatı boyunca taşıyacağı kimlik duygusunun oluşturulmasında son derece önemlidir. Bebeğin doğduğunda en temel ihtiyacı olan duygusal bağ, yetişkinlik dönemi içinde geçerlidir. John Bowlby’e göre bireyler hayatlarında kendileri için önemli olan kişilerle duygusal bağlar kurduğuna değinmiştir. Çocukluk döneminde kurduğumuz yakın ilişkiler ve bağlar, yetişkinlik döneminde kurulacak bağların temelini oluşturur. John Bowlby’in teorisi ile bebekler üzerinde çalışan Mary Ainsworth bu bağlamda bebekleri gözlemlemiş ve temelde güvenli bağ, kaçınmacı ve kaygılı olmak üzere üç bağlanma modelinin üzerinde durmuştur. Bu modellere göre bebeğin geliştirdiği bağlar, bireyin oluşturacağı öz benliğinin temelini oluşturur. Bu nedenle uzmanlar olarak, ailelerin bebekleri ile kurduğu bağların önemini her zaman vurgulamaktayız.
 Güvenli bağlanan bebekler, anneden ayrıldığında huzursuz olur ve ağlamaya başlarlar. Güvenli oluşan bağlarda bebek bilir ki anne geri dönecektir ve geri döndüğü zaman bebek anneye yönelir. Güvenli bir bağ oluşması için bebeğin ihtiyaçlarının ve duygularının farkında olan ve onları karşılayabilen tutarlı bir bakım verenin olması gerekir. Bundan dolayı bebeğinizin somut ihtiyaçlarınızın farkında olduğunuz kadar duygusal ihtiyaçlarının da farkında olmanız gerekir ve koşul ne olursa olsun sevildiğini, desteklendiğini hissettirmeniz gerekir. Güvenli bağ kuran bebeklerin, yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde kendilerini daha güvende hissettiği ilişkiler geliştirirler. Hem kendilerini hem de diğerlerini sevmeye eğilimlidirler, öz benlik saygısı ve özgüvenleri daha yüksek olup, empati becerileri daha gelişmiştir. İletişim becerileri daha gelişmiş olup sosyal ortamlarda daha rahat ve güvende hissederler.
 Kaçınmacı bağ geliştiren bebeklerin annelerinin daha mesafeli ve daha ilgisiz olduğu saptanmıştır. Ebeveyn bebeğin ihtiyaçlarının farkında olamamış farkında olsa dahi ihtiyaçlarına tepkisiz kalmış ve bebeğin ihtiyacını karşılanmamıştır. Bebekle ilişkiyi oluşturan temas ve bebekle birlikte geçirilen zamanın önemi burada da vurgulamamız gerekir. Kaçınmacı bağ kuran kişilerin başkalarına karşı oluşturduğu algılarının daha olumsuz ve güvensiz olduğu saptanmıştır. Başkalarına güvenmenin ve bağ kurmanın tehlikeli olduğuna inandırılmış olduğundan bağ kurmaktan kaçınan bireylere dönüşmeleri olasıdır. Bu nedenle ilişki kurmakta zorlanırlar ve sosyal anlamda daha çekingen olabilirler.

Kaygı temelli bağlanma modeli, bebek anneye bağımlı olma eğilimindedir, anneden ayrıldığında oluşan yoğun stres seviyesi anne geri döndüğünde bile devam edebilir. Bu davranışın temelinin anne baba figürlerinin tutarsız davranışlarından kaynaklandığını söyleyebiliriz. Bebek anneden ayrıldığında annenin geri döneceğinden emin olamayan ve kaygı geliştiren bir duruma girer ve anne geri döndüğünde de zor sakinleşir. Bakım verenlerin bebeğin ihtiyaçlarının karşılanmasında tutarsız kaldığı ve ayrılığı bir tehdit olarak kullanması bu durumun sebeplerinden sayılabilir. Bu bağ ile büyüyen çocukların hayata ve gelece dair daha olumsuz beklentileri olup, öz benliğine dair değersizlik duyguları geliştirdiği belirlenmiştir. Kaygılı bağlanan bireylerin yakınlık ve onay arama ihtiyacı ilerleyen dönemlerde de devam eder. Bu kişiler için oluşan yakınlık düzeyleri hiçbir zaman yeterli hissettirmeyecektir bu nedenle sürekli arayış içerisinde hissederler. Düşük öz benlik ve özgüven seviyeleri geliştiği için yalnız bırakılma korkusu yoğundur.
 Çocukların kendilerini değerli görmesi ilerleyen dönemlerde de  öz benlik saygısı yüksek bireylere dönüşmesi için zemin olacaktır çünkü ancak bu şekilde birey hem kendi ile hem de diğer kişilerle sağlıklı ilişkiler kurabilir ve hayatı anlamlandırabilir. Bireylerin zor durumlarda ayakta kalıp mücadele verebilmesi için önce kendi ile bilinçli bir farkındalık hali oluşturması gerekir.

Güvenli bağ geliştiren ve bilinçli farkındalıkları yüksek olan bireylerin yaşamlarında daha az onay ihtiyacına ihtiyaçları olacaktır çünkü bireyin içeriden gelen tatmin duygusu hayatı boyunca ona rehber olup kendini her koşulda yeterli hissettirecektir.

Bu nedenle bebeğinizin her an her ihtiyacında orada olduğunuzu bilmesi, bebeğinizin her duygusunda onu anlayıp destek olacağınızı biliyor oluşu ve ona vereceğiniz koşulsuz bir sarılmanın, bebeğinizin sizinle güvenli bağ kurması için temel olacaktır. Güvenli oluşan bir bağ hem bebeğinizin öz saygısı, ve onun geleceği hem de sizinle kuracağı duygusal bağ için oldukça önemlidir. Bu nedenle bir bebeğin en önemli ihtiyacının koşulsuz sevgi arayışı olduğunu göz ardı etmemenizi öneriyoruz.

Çocuğunuz ile daha sağlıklı iletişim kurmak için destek almak istiyorsanız tıklayınız.

Diğer Yazılar

Nerede Olursanız Olun
Her Zaman Sizinleyiz

Online Seans Almak ve Uzmana Ücretsiz Soru Sormak Için Kaydolun

Mobil Uygulamaya Özel 189 ₺ Tüm Uzmanları Görüntüle