Çocuk Gelişiminde Duyguların Önemi Nedir?

Çocuk Gelişiminde Duyguların Önemi Nedir?

Duygu Nedir?

İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerden biri duygu ve düşüncelere sahip olmasıdır. Türk Dil Kurumu duyguyu; belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim olarak tanımlar. Tüm dünyada değişmeyen altı adet temel duygumuz bulunmaktadır. Bunlar; öfke, mutluluk, korku, tiksinme, şaşkınlık ve üzüntüdür. Gelişim dönemlerine göre farklı farklı duygulanımlar görülebilir ve duyguyu ifade ediş şeklimiz bu dönemlere göre değişiklik gösterebilir. Örneğin; çocukluk döneminde bize verilen bir hediyeye karşı sevinç duygumuzu ifade ediş şeklimizle ergenlik ve yetişkinlikte bu duyguyu ifade ediş şeklimiz aynı olamayacaktır.

Duyguyu yaşamak kadar onu ifade edebilmek de önemlidir. Genellikle toplumsal olarak duyguları ifade etmek konusunda zorlanmaktayız. Duyguyu dile getirdiğimizi düşünüp çoğunlukla düşünceleri ifade ederiz. Özellikle çocuklarımıza düşüncelerin ifadesinin önemli olduğu kadar duygularımızı da ifade ediyor olmanın önemini onlara anlatmalıyız. Duygular insanların aynılaşmasını engeller ve birbirinden ayırır. Herkesin öfkesi, mutluluğu, kaygısı birbirinden farklıdır.

Bireyin duygularla tanışması anne karnından itibaren başlamaktadır. Anneyle oluşan sevgi bağı bir duygu gelişimi sağlar. Hem anneyi hem de bebeği mutlu etmektedir. Annenin yaşadığı tüm duygular bu bağ sayesinde çocuğa aktarılmaktadır. Bebeklik döneminde ise çevresinde bulunan herkes öncelikle anne ve babasının duyguları onu etkilemektedir. Sosyal öğrenme sayesinde bebekler farkında olmadan çeşitli duyguları çevresinden gözlemleriyle öğrenir. Annesi gibi gülüyor, babası gibi kaşlarını çatıyor gibi örneklerde de hem genetik hem de sosyal öğrenmeler etkilidir.

Ergenlik Döneminde Neler Olur?

Ergenlik döneminde ise hormonların artışı, fiziksel değişimlerle birlikte duygular inişli çıkışlı olabilmektedir. Ergen birey, duyguları konusunda oldukça hassas bir tavır sergilemektedir. Anlaşılmak istediği bir dönemde duygularını anlaması ve ifade etmesi için ebeveynlerine, öğretmenlerine ihtiyaç duyabilmektedirler. ‘’Güven’’, ‘’kabul’’ ve ‘’sevgi’’ duygularından hareketle diğer duygularını ifade etmeye çalışırlar. Bu hassas dönemde aynı hassas tavır içinde bulunmak iletişimi güçlendirecektir. Önemsenmediğini düşünen çocuklarda duygu paylaşımı konusunda dışa yönelimi artacaktır. Bu noktada çocuk içindeki duyguları ifade edebilecek bir arayış içerisine girecektir. Arkadaş çevresi daha önemli bir role sahip olacaktır. Bu boşluğu doldurmada arkadaşlar ve sonrasında sosyal medya, teknolojik aletlerden bu açıdan faydalanma görülecektir.

Özellikle ebeveynlerin ergenlik dönemindeki bireyle etkileşimini arttıracak sohbetler ve faaliyetlerde bulunması çocukları sosyal medya ve teknolojik aletlerin zararlı içeriklerinden uzaklaştıracaktır. Ebeveyni tarafından kabul görülen, güvenilen çocuğun öz güveni artacak, kendini ve diğerlerini anlama, karşı tarafa duygu ve düşüncelerini aktarabilme algısı gelişecektir. Oluşan bu olumlu iklim sayesinde aile çocuklarını daha iyi tanıyıp yönlendirebilme fırsatı bulacaktır.

Duygular, düşünce ve davranışları etkilemektedir. Verilen görev ve sorumlulukların yerine getirilebilmesi için motivasyon duygusuna ihtiyaç duyulur. Motivasyonu düşük olan bir çocuğun derslerinde başarı gösterebilmesi pek mümkün olmayacaktır. Bu durumda öncelikle çocuğun motivasyon duygusunu geliştirebilmesi için neler yapılabileceği düşünülebilir. Ders başarısını arttırmak ya da görev ve sorumlulukları yerine getirebilmelerini sağlayabilmek için öncelikle hangi duyguda olduğunu anlamak ve duygunun davranışlara eşlik etmesi için çalışmalar yapılmalıdır.

Ebeveynlere naçizane önerimiz çocukların her döneminde onları dinlemek ve anlamaya çalışmak olacaktır. Dinlenildiğini hisseden çocuk kendini daha iyi tanıyacak, duygularını düşüncelerini daha rahat ifade edecektir. Aileyle iletişiminin artması, arkadaş ilişkileri, ders başarının iyileşmesi konularında da süreci olumlu yönde etkileyecektir.

Yayımlama Tarihi: 3 Mart 2023
Güncelleme Tarihi: 6 Mart 2023
Yayımlama Tarihi:
3 Mart 2023
Güncelleme Tarihi:
6 Mart 2023

Lisans eğitimini 2014 yılında İstanbul Üniversitesinde tamamladıktan sonra yüksek lisans eğitimini Yıldız Teknik Üniversitesinde "Dijital oyun bağımlılığı ve spor alışkanlıkları" başlıklı proje çalışmasıyla başarılı bir şekilde sonlandırmıştır. Üniversite hayatı boyunca psikoloji ve eğitim alanlarıyla ilgili çeşitli seminerlere, söyleşilere katılmıştır.

Diğer Yazılar
Nerede Olursanız Olun
Her Zaman Sizinleyiz

Online Seans Almak ve Uzmana Ücretsiz Soru Sormak Için Kaydolun

Mobil Uygulamayı İndir Tüm Uzmanları Görüntüle