kidologlogo

Derealizasyon Belirtileri Nelerdir ve Neden Oluşur?

Bir tür algı bozukluğu olarak bilinen derealizasyon, insanın kendi bedeninden ya da ruhundan çıkarak kendisini uzaktan izlemesi şeklinde ifade edilir. Bu rahatsızlık, ayrıca kendine yabancılaşma ya da kendinden kopma hali şeklinde dahi bilinir. Genel olarak bu rahatsızlık, insanlarda tek başına görülür. Kimi zaman da depersonalizasyon bozukluğu ile beraber kendini gösterir. 

Derealizasyon sorunundan muzdarip olan insanlar görülen temel belirtiler arasında genel olarak etrafında yaşanan olaylara karşı tepkisiz kalmaları yer alır. Hatta mevcut durum kendileri ile ilgili olsa dahi tepkisiz şekilde kalmaya devam ederler. Bu durumda da normal yaşantılarından uzaklaşırlar. Çoğu zaman bu sorunu yaşayan insanlar, boğucu rüyaların içinde olduğu gibi düşüncelere kapılırlar. Derealizasyon sorunu yaşayan kişilerin anlattıklarına göz atıldığı zaman, ilgili durumda ateşe yaklaşıldığı ya da dokunulduğu zaman dahi acıyı hissedemedikleri görülür.





Derealizasyon Nedir? 

Derealizasyon, bir insanın çevresini gerçek olmayacak biçimde ya da değişik şekilde duyumsadığı algı bozukluğu olarak ifade edilir. Çoğu zaman rutin şekilde devam eden bir hayat içinde, normal görünen insanlarda dahi görülmesi mümkündür. Bu psikolojik rahatsızlık, bireylerin kendisini hayatın dışında hissetmesine ya da yabancılaşma yaşamasına neden olabilir. Kişi, yaşadığı yaşamda bir rol model olduğunu düşünür. Aynı zamanda bedeninde yer alan herhangi bir uzun da kendisine ait olmadığını dahi düşünebilir.

Derealizasyon sorununa direkt psikolojik bir hastalık demektense, bazı semptomlar topluluğu şeklinde tanımlama yapmak daha doğru olur. Genel olarak depersonalizasyon sorunu ile birlikte görülen derealizasyon, yoğun stres yaşayan bireylerde ortaya çıkar Bu bozukluk, son derece büyük bir sıkıntıya karşı koruma oluşturan savunma mekanizması şeklinde de kabul edilir. 





Derealizasyon Neden Olur? 

Derealizasyon nedenleri, aslında pek çok farklı durum ya da olay kapsamında gelişim gösterebilir. Bu konu son derece karmaşıktır. İlgili süreçte insanın beyninde, onu gerçek dünyadan uzaklaştıran şeyin tam anlamıyla ne olduğu henüz belirlenemez. Ayrıca vücudun doğal savunma mekanizması şeklinde kabul edilen derealizasyon, bireyin son derece baskın bir anksiyete durumu yaşadığı sırada dünya ile arasındaki bağlantıyı da askıya alır.

Günümüzde bu konu ile ilgili çalışmalar hala devam etse dahi, derealizasyon bozukluğuna sebep olan faktörler tam anlamıyla belirlenememiştir. Söz konusu olan rahatsızlığın ortaya çıkmasında rol oynayan faktörler pek çok farklı gruba ayrılabilir. Fakat hangi faktörün daha önde geldiğini hesap etmek dahi pek mümkün değildir. Bu durum; kişinin fizyolojik yapısından başlayıp ruhsal, çevresel, genetik, ailesel ya da buna benzer pek çok farklı unsurdan kaynaklanıp ortaya çıkabilir. Bir diğer durum da kişide mevcut olan psikolojik rahatsızlıklardır. Bu soruna sebep olabilecek risk faktörleri de kısaca şöyledir;





  • Aile içinde şiddete şahit olmak, 
  • Çocukluk döneminde duygusal yönden istismar edilmek,
  • Fiziksel açıdan istismara uğramak, 
  • Çocukluk döneminde aile tarafından ihmal edilmek, 
  • Ebeveynlerinden birinin ağır şekilde engelli olması, 
  • Bir yakının ani şekilde ölmesi. 






Derealizasyon Tanısı Nasıl Konur? 

Bir insana derealizasyon tanısının konulması için ilk etapta psikiyatri doktoru ya da psikolog ile iletişime geçilmesi gereklidir. Muayene esnasında ilk etapta kişinin sahip olduğu tüm psikolojik belirtiler kapsamlı biçimde incelenir. Bununla beraber ilgili rahatsızlıkların temelinde genel olarak çocukluk döneminde yaşanan olaylarla sıkı bir bağ vardır. Bu nedenle kişinin geçmişte yaşamış olduğu önemli olayları not ederek doktoruyla paylaşması, doğru tanı konulması noktasında son derece faydalıdır. 

İlgili kişi, görüşme sırasında kendisinin ya da yakından kan bağı bulunan aile fertlerinde görülen önemli hastalık, düzenli şekilde kullanılan ilaçlar ya da alkol ve uyuşturucu gibi bağımlılık yaşanan durumları mutlaka doktoruyla paylaşmalıdır. Tüm bunların yanı sıra kişide mevcut olan problemlerin, aslında başka bir hastalık dolayısıyla oluşmadığını doğrulamak için kişiye fiziksel muayene de yapılır. Bu süreçte gerek görülmesi durumunda kişiden MR, kan testi, tomografi ya da buna benzer bazı laboratuvar testleri istenebilir. Tüm bu aşamaların sonrasında kişiye derealizasyon tanısı konulur.





Derealizasyon Belirtileri Nelerdir? 

Derealizasyon belirtileri, pek çok farklı şekilde kendini gösterebilir. Bu belirtiler aynı zamanda kişiden kişiye de farklılık gösterir. En sık şekilde görülen derealizasyon belirtileri kısaca şu biçimde sıralanabilir;





  • Kişinin çevresinde yaşanan olayları karşı herhangi bir tepki göstermemesi, 
  • Kendi ile yabancılaşmak, 
  • Kendinden ve çevresinden uzaklaşma, 
  • Nesnelerin boyutu ya da rengi gibi detaylarına dair yanılgı yaşamak, 
  • Duyguları tanıyamama, 
  • Kişinin kendini robotik biçimde hissetmesi, 
  • Konuşma ya da hareket gibi fonksiyonların kontrolünü sağlayamamak, 
  • Vücuttaki uzuvların çarpık olduğu hissinin oluşması, 
  • Kişinin geçmişte yaşamış olduğu olayları sanki başkası yaşamış gibi hissetmesi, 
  • Zaman algısına çarpışıklık yaşanması, şeklindedir.





Yabancılaşma (Derealizasyon) Hissi Nasıl Oluşur? 

Derealizasyon nedenleri hakkında hem kesin hem de net bir bilgi ne yazık ki bulunmaz. Derealizasyon; insan vücudu ve psikolojisinin stres faktörleri, bazı doğa deneyimleri, psikolojik açıdan yaşanan şoklar üzerinde adeta koruyucu bir etki şeklinde kabul edilir. Çoğu zaman hamile kadınlarda ortaya çıktığı görülür. 

Özellikle ağır oranda stres bozukluğu, anksiyete ya da panik atak gibi sıkıntılarla mücadele edebilmek adına vücut kendi geliştirdiği savunma mekanizmasını otomatik şekilde devreye sokar. Bu durum ise derealizasyona sebep olur. Bu noktada ilgili kişinin dünya ile bağlantısı tam anlamıyla kopar.  





Derealizasyon Tehlikeli midir? 

Eğer bahsedilen sıkıntılı durum anksiyete sebebiyle ortaya çıkıyorsa, aşırı tehlikeli şekilde kabul edilmez. Bu durum aynı zamanda kendi kendine ortadan kalkabilir. Ancak çok yoğun anksiyete sırasında yeniden ortaya çıkabilir. Kişi, zaman içinde bu tip durumlarla ne şekilde başa çıkacağını öğrenebilir. Fakat, eğer bu rahatsızlık gerçeklik algılarını etkileyecek durumda ise ve başladığında uzun süre devam ediyorsa, mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir. Her rahatsızlık veya hastalık türünde olduğu gibi bu noktada da erken teşhis son derece önemlidir.





Depersonalizasyon ve Derealizasyon Farkı Nedir? 

Depersonalizasyon gibi derealizasyon da son derece önemli, aynı zamanda dikkate alınması gereken bir psikolojik rahatsızlık türüdür. Depersonalizasyon ve Derealizasyon, temelde iki farklı kavramdır. Fakat her iki kavram da özünde yabancılaşmayı anlatır. Derealizasyon ve depersonalizasyon farkı temelde son derece basittir. Ancak hem anlatımı hem de yaşanması oldukça zordur. Bu durumları yaşayan bir insan, depersonalizasyon rahatsızlığında kendine karşı fazlasıyla yabancılaşır. Derealizasyon da bir kişinin çevresine karşı yabancılaşmasıdır. Aynı zamanda derealizasyon sırasında kişinin davranışlarında kontrol kaybı da görülebilir.





Derealizasyon Tedavi Edilebilir mi? 

Derealizasyon adı verilen psikolojik bozukluk, durdurulması ya da tedavi edilmesi mümkün olan bir çeşit nöropatik problemdir. Derealizasyon sorununu durdurmak için kişinin mutlaka profesyonel bir şekilde destek alması gerekir. Uzman hekimler tarafından titiz ve kapsamlı biçimde yürütülen derealizasyon tedavisi, farklı yöntemler kapsamında gerçekleştirilir.






Derealizasyon Tedavi Yöntemleri Nelerdir? 

Günümüzde derealizasyon sorununu yenmek adına dizayn edilmiş olan herhangi bir spesifik tedavi tekniği bulunmaz. Dolayısıyla derealizasyon tedavisi kapsamında özel olarak geliştirilmiş olan bir ilaç tedavisi veya terapi tekniğinin bulunmadığı rahatlıkla söylenebilir. Bu tip durumlarda, kişinin en iyi biçimde tedavi edilmesi ve yaşam kalitesinin mümkün olduğunca yükseltilmesi adına kişinin ihtiyaçları, gösterdiği semptomlar ve genel durumu kapsamında bir psikoterapi programı tasarlanır. Bu kapsamda uygulanacak bazı yöntemler vardır. 





Bilişsel Davranışçı Terapi

Bilişsel davranışçı terapi, pek farklı psikolojik rahatsızlıkta sık sık tercih edilir. Bu terapi tekniği; sıkıntı yaratan semptomları hedef alan, ilgili sıkıntıyı büyük oranda azaltmayı, düşünce şekillerini yeniden gözden geçirmeyi ve mevcut sorun çözmede büyük ölçüde yardımcı olacak pek çok farklı yeni strateji öğretmeyi amaç edinen aynı zamanda etkililiği araştırmalar kapsamında gösterilmiş bir psikoterapi türüdür. Derealizasyon tedavisinde de bu terapisi etkisi son derece büyüktür. Aynı zamanda bu teknik, kısa süre içinde sonuç alınmasını sağlar. 





Diyalektik-Davranış Terapisi

DDT şeklinde kısaltılan diyalektik davranış terapisi de bu süreçte sık sık tercih edilen yöntemler arasında yer alır. Bu tedavi tekniği esasında bireysel psikoterapi, telefon koçluğu, grup beceri eğitimleri ve klinisyen konsültasyon ekibi olmak üzere toplam dört temel bileşenden oluşur. Kişinin ihtiyaç durumu kapsamında bu bileşenlerin hangilerinin uygulanacağı ya da uygulanmayacağı tespit edilir. Grup eğitimlerindeki temel amaç kişilere 4 tane modül olarak; farkındalık, duygu düzenleme, sıkıntıya karşı dayanma ve kişiler arasında etkili olma becerileri kazandırmaktır.





Aile Terapisi

Aile terapisi, derealizasyon sorununu ortadan kaldırma sürecinde sık sık tercih edilir. Bu noktada aile üyelerinden birinin yaşadığı ilgili problem, ailenin sorunu şeklinde ele alınır. Bütün aile üyelerinin bu problemin çözümüne ve birbirlerine yardımcı olmalarına katkı sağlayacak şekilde süreç devam ettirilir. Terapi süreci, kişinin hem kendi hem de diğerleri hakkında bir çeşit yolculuğa çıkması şeklinde dahi düşünülebilir. Bu yolculuk sırasında kişi, kendi farklı yönlerini de keşfedebilir. Aynı zamanda diğerlerini de yeniden keşfetmeye başlar.





Psikoterapi 

Derealizasyon tedavisi, genel olarak başarılı şekilde sonuçlanır. Ayrıca tedavinin sonrasında vakaların semptomları da yok olur ya da büyük oranda azalma gösterir. Bu noktada uygulanan en önemli tedavi yöntemi psikoterapidir. Terapi sürecinde birey, semptomlarını paylaşmayı ve yaşadığı durum ile başa çıkmak adına stratejiler geliştirmeyi öğrenir. 

Psikoterapi sayesinde pek çok psikolojik sorunu ortadan kaldırmak ya da belirtilerini mümkün olduğu kadar en düşük seviyeye indirmek son derece mümkündür. Buradaki en önemli noktada, hastanın da tedavi olma konusunda istek duyması ve doktoru ile beraber iş birliği halinde olmasıdır.





İlaç Tedavisi 

Duyarsızlaşma yani derealizasyon bozukluğu sorununun tedavi edilmesi için özel olarak onaylanmış bir ilaç ne yazık ki yoktur. Ancak sağlık uzmanları, ilgili durumun semptomlarının hafifletmesine ya da minimum düzeye inmesine yardımcı olmak adına anti-Anksiyete ilaçları reçete edebilir. Aynı zamanda psikoterapi sürecinde de kişiye antidepresan ilaçlar reçete edebilir.






Derealizasyon Kimlerde Görülür? 

Derealizasyon bozukluk, genel olarak erken yetişkinlik ve geç çocukluk dönemlerinde ortaya çıkar. Tanı alan pek çok bireyin %95’ine 25 yaş öncesinde teşhis konur. Ayrıca bu rahatsızlık hamile kadınlarda da görülebilir. Derealizasyonu net bir şekilde anlayacak laboratuvar testi bulunmaz. Bu sebeple genel olarak doktorlar, vakaları birtakım sağlık kontrollerinden geçirir. Ardından da ruh sağlığı uzmanlarına yönlendirir.

İlgili sorun, çoğu zaman hamile kadınlarda görülür. Ayrıca bu konuda net bir bilgi bulunmadığı için derealizasyonun oluşum nedenlerinin kimi insanlarda genetik faktörler, bazı kişilerde stres faktörleri, bazılarında ise çocukluk çağında yaşanmış olan bir travmaya dayandığı düşünülür. 





Derealizasyon Psikoz Bir Bozukluk mudur? 

Derealizasyon, çoğu zaman yetişkinlik döneminde kendini gösteren ve son derece ciddi bir psikolojik durumdur. Genel olarak ağır anksiyete halinde görülür. Aynı zamanda derealizasyon, insanın kendi hayatında bazı şeylerden uzaklaştığını hissetmesi ile beraber baş gösterir. Hatta bazı hastalar, bu dünyanın gerçek olmadığını dahi düşünebilir. Bu hastalar, anskiyete semptomlarını da son derece ağır şekilde yaşayabilir. Bu tip psikolojik sorunla karşı karşıya kalan kişilerin, mutlaka bir uzmandan destek almaları gerekir. 





Psikoz ve Psikotik Farkı Nedir? 

Psikoz; genel olarak gençlik ile genç yetişkinlik çağı arasındaki dönemde gelişim gösteren, kişinin gerçeklik ile hayal arasında net bir bağlantı kuramamasına sebebiyet veren ve beynin bilgileri işleme sürecine büyük oranda etki eden psikotik bozukluklardan biridir. Psikoz vakaları, çoğu zaman gerçek olmayan şeylere inanır. Aynı zamanda aslında var olmayan şeyleri de kendilerine kuruntu yapabilirler. Psikoz, aslında psikotik rahatsızlardan arasında yer alır. Dolayısıyla iki terim aynı şeyi ifade etmez.





Derealizasyon Hakkında Sıkça Sorulan Sorular 

  • Derealizasyon Ne Kadar Sürer? 

Derealizasyon süresi, genel olarak bireyden bireye farklılık gösterir. Bu süreçte deerealizasyon bozukluğunun düzeyi, fazlasıyla etkilidir. Aynı zamanda bu bozukluk için alanında uzman hekimler tarafından uygulanan tedavi yöntemlerine göre de değişiklik görülebilir. Bazı bireylerde bu sorun sadece birkaç saat sürebilir. Bazı kişilerde ise yıllar boyu şiddetli bir şekilde devam ettiği bilinir. Tedavi süreci de aynı zamanda belirtilen tüm faktörler kapsamında şekil alır. Dolayısıyla her hastanın tedavisinin süresi de aynı olmaz. 





  • Derealizasyon Kalıcı mıdır? 

Derealizasyon sorununun kalıcı olup olmadığı da pek çok kişi tarafından merak edilen konular arasında yer alır. Bu hastalık, aslında kalıcı değildir. Hatta şiddetine göre kimi zaman kendiliğinden geçtiği dahi görülür. Ancak ağır anksiyete semptomları yaşayan kişilerde zaman zaman tekrarlama yaşandığı da bilinen detaylar arasında yer alır. 





  • Derealizasyon Anksiyete ile Bağlantılı mıdır? 

Derealizasyon, anskiyete ile bağlantılıdır. Anskiyete semptomlarının ağır şekilde görüldüğü hastaların büyük bir kısmında derealizasyon da meydana gelir. Hatta bazen bu iki hastalık, bir arada semptom gösterir. Kişinin tam anlamıyla rahata ermesi için de her iki sorundan kurtulması gerekir. Bu noktada uzman hekimlerden destek almak, son derece önemlidir. 

 

292654

Kişi Okudu

Kidolog
KidologLogo

TR

Teknik Destek
(10:00-23:59)

+90(850) 840 11 39

App Store

Google Play

Spotify

karekod

' Bilinçli ebeveynler mutlu nesiller '

* Kidolog E-Bülten Üyeliği ile Bizden Haberdar Olun

© 2024 kidolog.com /Tüm hakları saklıdır.