kidologlogo

Depresyon Nedir? Hangi Durumlarda Ortaya Çıkar?

Sürekli şekilde üzüntüye ve ilgi kaybına sebebiyet veren duygu durum bozukluğu depresyon şeklinde tanımlanır. Bu durumu yaşayan kişilerin hem duyguları hem düşünceleri hem de davranışları etkilenir. Bu nokta da birtakım duygusal ve fiziksel sorunlar baş gösterebilir. Günlük aktivitelerde dahi sorunlar yaşanabilir. 

Depresyon; yalnızca keyifsizlik ya da anlık zayıflıklar değildir. Aynı zamanda kolayca çözüme ulaşabilecek kadar basit bir problem de değildir. Ancak bu sorun tedavi edilebilir. Tedavi süreci ise bazı vakalarda daha uzun sürebilir. Depresyon sorunu olan kişilerin büyük kısmı ilaç, psikoterapi ya da her ikisinin birleşimi ile bir tedavi görüp iyileşebilirler.

Genel olarak depresyon, 20'li veya 30'lu yaşlar civarında başlar. Erkeklere oranla kadınlara bu teşhis, daha fazla konur. Bunun nedeni ise kadınların daha yaygın biçimde tıbbi yardım istemesidir.






Depresyon Nedir? 

Hayatının belli dönemlerinde insanlar duygusal ve psikolojik olarak kendini iyi hissetmediği dönemler yaşayabilirler. Bu dönemler genellikle iki üç gün içerisinde geçer. Eğer bu kötü dönemler iki ya da üç haftadan uzun sürüyorsa ve günlük hayatı da etkiliyorsa bu durum depresyon olarak tanımlanır. Ayrıca majör depresif bozukluk veya klinik depresyon şeklinde de ifade edilir.





Depresyonu Etkileyen Etkenler Nelerdir? 

Depresyonu etkileyen bazı etkenler vardır. Bu etkenler kısaca şu şekilde sıralanabilir:





  • Madde ya da alkol kullanımı
  • Ebeveynlerin erken kaybı
  • Kadın olmak
  • Anksiyete bozukluğu yaşamak
  • Düşük oranlı sosyoekonomik düzey
  • İşsiz kalmak
  • Boşanmak
  • Eş ile ayrı yaşamak
  • Yakın zamanda önem arz eden olaylar yaşamak
  • Stresli yaşam tarzı
  • Daha önceki dönemlerde depresyon geçirmek
  • Kişilik yapısı
  • Kullanılan bazı ilaç çeşitleri
  • Çocukluk dönemlerinde tacize ya da buna benzer travmatik olaylara maruz kalmak
  • Hormonal değişimler
  • Tıbbi hastalıkların etkisi

Depresyon Belirtileri Nelerdir? 

Yaşam boyunca bir defa ya da birden çok kez kendini gösteren depresyon sürecinde bazı belirtiler gözlemlenebilir. Bu belirtilerden kısaca şu şekilde söz etmek mümkündür:





  • Bir zamanlar keyif alınan şeylerden eskisi kadar etkilenmeme
  • Sürekli şekilde üzgün hissetme
  • Sürekli biçimde depresif ruh halinde olma
  • Yüksek oranda uyuma
  • Uyku problemleri yaşama
  • Kilo alma ya da verme
  • Karamsarlık hissi
  • Çaresiz hissetme
  • Enerji kaybı yaşama
  • Mutsuzluk durumu
  • Hareketsiz şekilde oturamama
  • Fiziki aktivitelerde artış durumu
  • Değersiz hissetme
  • Odaklanmada problem yaşama
  • Dikkat dağınıklığı
  • Kişinin her şeyde kendini suçlu hissetmesi
  • Cinsel açıdan isteksiz olma
  • Tekrarlayan biçimde ölüm ya da intihar düşünceleri
  • Geleceğe yönelik beklenti içinde olmama
  • Benlik kaygısında azalma






Depresyon Doğal Yollar ile Nasıl Önlenir? 

Depresyonu doğal yollar ile önlemek mümkün olabilir. Ancak bu konuda da uzman doktorlardan destek almakta fayda vardır. Düzenli uyku, bu süreçte son derece önemlidir. Stresli düşüncelerden uzak durmak, uykuya daha rahat geçmeye yardımcı olur. Yoğun oranda kafein almak, bu süreçte olumsuz etkiler yansıtır. Dolayısıyla yeterli düzeyde kafein alıp, fazlasından uzak durmak daha doğru olur. 

D vitamini eksikliği, günlük yaşamdaki pek çok aktiviteyi olumsuz yönde etkiler. Bu durumda vitamin takviyesi almak gerekebilir. Sarı kantaron gibi bazı besinlerin depresyon üzerinde olumlu etkileri olduğu bilinir. Doktor gözetiminde bu besinlere yönelebilirsiniz. Nefes egzersizleri, kişinin rahatlamasına büyük oranda fayda sağlar. Alkol ya da madde kullanımı gibi zararlı alışkanlıklardan kaçınmak, son derece önemlidir. 

Olumsuz düşüncelerden uzaklaşıp, iyi şeylere odaklanmak bu noktada oldukça faydalıdır. Stresten uzak bir yaşam tarzı belirlemek gerekir. Kişinin kendisine neşe verecek şeyler ile ilgilenmesi, psikolojisine de olumlu yönde etki eder. 





Depresyon Hangi Yaşlarda Görülür? 

Depresyon sorunu bebeklik döneminden itibaren ileri yaşlara kadar hemen her yaşta kendini gösterebilir. Bu konuda yapılan araştırmalar depresyonun genel olarak 25 ile 45 yaşları arasında yani üretkenlik dönemlerinde daha sık ortaya çıktığı yönündedir. Aynı zamanda yapılan bir diğer çalışmada ise insanların depresyona en yoğun oranda açık oldukları yaş ise 44 şeklinde belirlenmiştir.





Depresyon Çeşitleri Nelerdir? 

Depresyonu birkaç başlık altında incelemek mümkündür. Her çeşitten kısaca söz etme imkanı vardır. 





Majör Depresyon 

Majör depresyon; kişilerin günlük aktivitelerine olan ilgisini azaltıp hayatını tam anlamıyla etkileyen ve duygusal açıdan çöküntülere sebebiyet veren bir duygu durum bozukluğudur. Majör depresyon; hormonal bozukluklardan kaynaklanabilir. Aynı zamanda bu sorun, kalıtsal da olabilir. Bununla beraber ekonomik durum gibi çevresel birtakım faktörlere bağlı da gelişebilir. 

Oluşan duygusal çöküntüler ise kişilerin beslenme alışkanlıkları başta olmak üzere uyku durumunu ve günlük işlerini yapma biçimini dahi zaman içinde değiştirir. Ev işlerini yapmak, çalışmak ya da hava almak gibi günlük faaliyetlere yönelik dahi kişide isteksizlik hissi oluşmaya başlar. Kişiler, kendilerini herhangi bir aktiviteyi yapmak için hem enerjisiz hem de yorgun hisseder. Kısacası hayattan keyif alamaz hale gelir.





 Kronik Depresyon (Distimi) 

Kronik depresyon olarak bilinen distimi; kişilerin uzun süre üzüntü, içe kapanma, melankoli, aşırı oranda bilinç, sevinçten yoksun ve kişisel yetersizlik sebebiyle endişe durumlarını yaşam alışkanlığı haline getirmesi süreci şeklinde tanımlanır. Distimi belirtileri genel olarak depresyon belirtileri ile benzerlik gösterir. Distimi semptomları arasında kişilerin çevresindeki aktivitelere ilgi duymaması yer alır. Semptomlar; yetişkinlerde iki sene, çocuk ve ergenlerde ise bir yıldan uzun sürebilir. 

Sinirlilik hali özellikle çocuk ve ergenlerde moral bozukluğundan çok daha belirgin biçimde olur. Distimi ile majör depresyon sorunlarının belirtileri aynıdır. Fakat distimide tüm bu belirtiler, daha uzun süre aynı zamanda daha hafif biçimde gözükür. Bu nedenle distimiyi kişilerin kendisinin ve çevresinin fark etmesi majör depresyona oranla daha zordur. Ergenlik dönemlerinde yaşanan depresyon ile ilgili daha fazla bilgi için “Ergenlik Öncesi Dönemde Depresyon” başlıklı yazımızı da okuyabilirsiniz.





Psikotik Depresyon 

Psikotik depresyon türü; ağır depresyonun alt kademesi olarak bilinir. Psikotik depresyon; insanları dış dünyadan soyutlayıp gerçeklerden koparıp alıkoyar. Diğer depresyon türlerinde de görülen olumsuz iç ve dış duyguların yanı sıra pek çok problem görülebilir. Aynı zamanda daha farklı özellikleri de içinde barındırır.

Diğer adı psikoz olan bu rahatsızlık; kişilerde ciddi şekilde algı bozukluğu ve duygu yıkımı gibi pek çok değişikliğe neden olur. Ayrıca psikoz, son derece geniş bir tanımdır. İçinde farklı pek çok hastalığı barındırdığını da unutmamak gerekir. Bu hastalığı yaşayan kişilerin mutlaka uzmanlardan yardım almaları gerekir.





Bipolar Bozukluk

Bipolar bozukluk; diğer adıyla manik depresif bozukluk olarak da ifade edilir. Kişilerin ruh halini, enerjisini, konsantrasyonunu ve günlük yaşamda yaptığı aktivitelerini yerine getirme becerilerini büyük oranda etkileyen bir çeşit psikolojik psikiyatrik rahatsızlık türüdür. 

Bipolar bozukluk; kişilerin bir anda kendilerini çok iyi hissederken, daha sonra içe kapanık bir hale gelmelerine sebebiyet verebilir. Bipolar bozukluk, kişilerin manik depresyon tanımına da tam anlamıyla uyan ruh hallerine girmesine neden olabilir. Bu sebeple hastalığa tanı konma sürecinde, psikologlar tarafından yapılacak olan değerlendirme büyük önem arz eder. Bipolar bozukluk hakkında daha fazla bilgi için için “Bipolar Bozukluğu Nedir” başlıklı blog yazımızı okuyabilirsiniz.





Maskeli Depresyon 

Maskeli depresyon aynı zamanda örtülü ya da gizli depresyon olarak da ifade edilir. Gülümseyen depresyon sorunu yaşayan kişiler başka insanlara karşı mutlu görünür. Aynı zamanda yüzlerinde gülümseme varken içten içe adeta acı çekerler. Maskeli depresyon sorunu yaşayan kişiler duygularını önemsemezler. Aynı zamanda hislerini dışarıya belli etmezler. Ancak bu kişiler, derin bir mutsuzluk içinde olabilirler. 

Maskeli depresyon yaşayan kişilerin büyük kısmı depresyonda olduklarının farkında dahi olmayabilirler. Genel olarak depresyondan dolayı oluşan diğer sağlık sorunlarından kaynaklı teşhis alırlar. Bu tarz depresyonun altında yatan birçok farklı sebep olabilir. Bu kişiler, gerek konumları gerekse de sosyal yaşamlarındaki yerlerinden dolayı zayıf görünme korkusu yaşarlar. Bu nedenle de depresyonda olduklarını kabul etmeyebilir.





Mevsimsel Depresyon 

Mevsimsel tarzı ortaya çıkan depresyon durumları, değişen mevsimlere göre değişim gösterir. Bu depresyon türü her sene aynı dönemde başlayıp yine aynı dönemde sona erer. Mevsimsel depresyon sorunu geçiren pek çok kişide belirtiler sonbahar aylarında başlar. Aynı zamanda kış mevsimi boyunca devam eder. Çoğunlukla kış depresyonu olarak adlandırılan bu durumda kişiler kendilerini sürekli şekilde halsiz ve keyifsiz hisseder. Daha az denk gelinmekle beraber mevsimsel depresyon ilkbahar ve yaz dönemlerinde de ortaya çıkabilir. 

Genel olarak mevsimsel depresyonun belirtileri sonbahar ile kış mevsiminde başlar. İlkbahar ve yaz günlerinde de ortadan kaybolur. Aynı belirtiler kimi insanlarda ilkbahar ve yaz mevsimlerinde dahi kendilerini gösterebilir. Her iki durumda da depresyon belirtileri hafif şekilde başlamakla birlikte mevsim ilerledikçe belirtilerin şiddet oranı artar. 





Atipik Depresyon 

Gülümseyen yani Atipik depresyon; kişilerin içinde adeta fırtınalar kopmasına rağmen dışarıya karşı son derece mutlu görünme çabasıdır. Moral bozukluğu yaşayan ya da yapılan şeylerden zevk almayan kişi, dış çevreye karşı bu durumu belli etmez. 

Gülümseyen yani atipik depresyon yaşayan kişiler günlük yaşamlarında etrafında yer alan insanlara karşı bir maske takar. Ancak kendi iç dünyalarında çoğu zaman umutsuz ve yitik şekilde hissederler. Hatta bu hislerin hepsine son vermeyi dahi düşünebilirler. Atipik depresyon belirtilerini kişiler, kendi içlerinde yoğun olarak ve tıplı normal depresyon gibi yaşar. Atipik Depresyon belirtilerine bakıldığı zaman genel anlamda kişilerin hayattan zevk almadıkları görülür.





Melankolik

Melankolik tarzı depresyon, ağır depresyon türünün bir alt çeşididir. Bu durum melankoliyle de karakterize halindedir. Melankolik depresyon yaşayan kişiler genel olarak hayatın yaşamaya değmeyeceği düşüncesi içindedir. Aynı zamanda bunun dahilinde oluşan duygularla da mücadele etmeye çalışırlar. Bu kişilerde yoğun oranda umutsuzluk ve hüzün hisleri görülür. Bu durum onların hayatının pek çok alanını da büyük oranda etkiler.

Melankolik depresyon; kişilerin iş ve okul performanslarının düşmesine neden olur. Ayrıca sosyal anlamda kişilerarası birtakım problemlere ve fiziksel sorunların ortaya çıkmasına sebep olur. Semptomlar, genel depresyona benzer. Ancak bireyler farklı semptomlar dahi geliştirebilirler. Melankolik depresyon, tedavisi mümkün olan bir türdür. Konuşma terapisinin merkezli olduğu ve ilaçlarla desteklenen tedavi planı kapsamında bu durum ortadan kaldırılabilir.






Depresyon Nasıl Tedavi Edilir? 

Depresyon için farklı tedavi yöntemleri olmakla birlikte bu sorunu yaşayan birçok kişide ilaçlar ve psikoterapi tedavileri oldukça etkili sonuçlar verir. İlk aşamada doktor ya da psikiyatrist, hastalığın semptomlarını hafife indirgemek için bazı ilaçları reçete edebilir. Bununla beraber depresyon yaşayan pek çok insan bir psikiyatrist, psikolog ya da diğer akıl sağlığı uzmanları ile gerçekleştirilecek psikoterapilerden de iyi biçimde faydalanabilir. Şiddetli depresyon yaşandığı durumlarda hastanede yatmak veya ortaya çıkan belirtiler düzelene kadar düzenli olarak ayakta tedavi programlarına katılmak gerekebilir. 





Depresyon Tedavi Türleri Nelerdir? 

Depresyon sorunu yaşayan kişiler için uygulanması uygun görülen bazı tedavi çeşitleri vardır. Bu tedavi yöntemlerinden kısaca söz etmek mümkündür. 





Psikoterapi 

Psikoterapi, kişilerin alanında uzman ruh sağlığı doktoru ile mevcut durumu ve ilgili konulara yönelik konuşarak depresyonun tedavisini sürdürmesi amacıyla kullanılan genel bir terimdir. Aynı zamanda konuşma terapisi yanı sıra psikolojik terapi olarak da bilinir. Bununla beraber yüz yüze ofis oturumlarına alternatif olarak kabul edilen depresyon terapileri de mevcuttur. Bu terapileri, bazı vakalarda son derece etkili bir seçenek olabilir. Terapi, bir bilgisayar programı şeklinde çevrimiçi oturumlarla, video ya da çalışma kitapları ile sağlanabilir. 

Programlar bir terapist ile yönlendirilebilir. Ayrıca kısmen ya da tamamen bağımsız dahi olabilir. Fakat bu tarz programları kullanmadan önce mutlaka uzman bir doktora danışmak önemli ve gerekli bir koşuldur. Depresyona dair destek ve genel eğitim gibi birtakım mobil sağlık uygulamaları sunan cihazlar, gerçek bir doktoru ya da terapisti görmenin yerini hiçbir şekilde tutmaz.





Hastane Tedavisi

Bazı şiddetli orana sahip depresyon vakalarında hastanede kalınması gerek görülür. Bu tedavi yöntemi; kişilerin kendilerine düzgün bakamadıkları, kendilerine ya da başka kişilere zarar verme tehlikesi ile karşı karşıya kalındığı durumlarda gerekli olabilir.

Bir hastanede uygulanan psikiyatrik tedavi, kişilerin ruh hali düzelene kadar onların hem sakin hem de güvende kalmasına yardımcı olabilir. Kısmi süreli hastanede kalış veya günlük tedavi programları bazı kişiler için yardımcı olabilir. Bu programlar özellikle söz konusu semptomların kontrol altına alınması için gerekli görülen önemli ayakta tedavi ve danışmanlık hizmetlerini kapsar.





İlaç Tedavisi

Depresyon tedavileri sürecinde tercih edilecek ilaç türleri mutlaka uzman doktor kontrolünde belirlenmelidir. Bu ilaçlar arasında pek çok antidepresan çeşidi vardır. Ancak bu tarz ilaçların bazı yan etkilerinin ortaya çıkması söz konusu olabilir. Bu konuda doktor ya da eczacı kişileri bilgilendirir. Depresyona karşı etki gösteren bir ilaç bulmadan önce birkaç farklı ilaç ya da ilaç kombinasyonlarını denemek gerekebilir. Bu süreç sabır gerektirir. Bazı ilaçların tam anlamıyla etki göstermesi ve vücudun alışma sürecinde gösterdiği yan etkilerin hafif hale gelmesi için biraz süre geçmesi gerekir.

Kalıtsal özellikler, antidepresan ilaçların kişileri nasıl etkilediğinde büyük oranda rol oynar. Bazı vakalarda, kan ya da ağız içi alınan örnekler üzerinde yapılacak genetik testlerin sonuçlarından yola çıkarak vücudun nasıl tepki verebileceğine dair bilgi alınabilir. Doktorla görüşmeden antidepresan kullanımı bırakılmamalıdır. Antidepresan ilaçlar genellikle bağımlılığa sebep olmaz. Ancak bazı vakalarda fiziksel bağımlılık gibi durumlara yol açabilir.






Depresyon Testi Var mıdır? 

Depresyon testi, depresif semptomların şiddet oranını ölçmek amacıyla hazırlanmış olan bir ölçektir. Depresyon, kişilerin hayat kalitesini büyük oranda olumsuz yönde etkileyen bir klinik durumdur. Online olarak yapılan testler ile depresyon durumunu ölçmek mümkündür. Ancak test sonuçlarının orta veya orta üzeri çıkması halinde mutlaka bir ruh sağlığı uzmanına başvurmak ve destek almak gerekir.

Yapılan testte almış olunan puanlar, depresyon seviyesine dair bilgiler verir. Bu durumun bazı istisnaları da vardır. Ancak bu ölçek sayesinde, söz konusu rahatsızlığın teşhis edilme olasılığı ekstra kolay bir hale gelir. Depresyon testinde çıkan sonuçlar ise şu şekilde ifade edilir;





  • 0 - 9 puan: Minimal Depresyon
  • 10 - 16 puan: Hafif Depresyon
  • 17 - 29 puan: Orta Depresyon
  • 30 - 63 puan: Şiddetli Depresyon. 

Depresyon Tekrarlar mı? 

Depresyonun bazı durumlarda tekrar etmesi mümkündür. Bu tekrarın da pek çok farklı nedeni olabilir. Daha önce depresyona girmiş ve tedavi görmüş olan bir kişinin tekrardan depresyona girebilmesi için bazı risk faktörleri bulunur. Bu faktörler kısaca şöyle sıralanabilir:





  • Alkol ya da madde kullanımı
  • Erken ebeveyn kaybı
  • Anksiyete bozuklukları
  • Ayrılma
  • Boşanma
  • Kronik hastalık türleri
  • Kullanılan bazı tür ilaçlar
  • Hormonal yaşanan değişiklikler
  • Daha önce çeşitli nedenlerle depresyon geçirmiş olunması
  • Ekonomik durumun iyi olmaması, kötüye gitmesi
  • Yakın tarihte önemli ve travmatik bir olaya şahit olunması
  • Ağır strese maruz kalma
  • Travmatik olaylar yaşama






Depresyon Tehlikeli midir? 

Depresyon; yineleyici bir hastalık türüdür. Yeterli düzeyde tedavisi gerçekleşmeyen, koruyucu tedavi veya psikoterapi görmeyen kişilerde sıklıkla birinci depresyondan sonra ikinci depresyonun görülme olasılığı %50 şeklindedir. İkinciden sonra ise üçüncü depresyonunun görülme olasılığı artarak %70 olarak belirtilir. Üçüncüden sonrayda yineleme olasılığı ise neredeyse %90 civarların kadar çıkar. Etkili biçimde tedavi edilmeyen depresyon vakalarında ölümle sonuçlanan intihar oranları ise yüzde 15 şeklindedir.

Mevcut tedavi sürecine rağmen kalıntı belirtilerin varlığını sürdürmesi, yüzde 50’den yukarıda düzelme olmaması, tedavi sonlandırıldığı zaman belirtilerin tekrarlaması, anksiyete ve alkol ya da madde kullanımı gibi durumlarda uzman hekimlere başvurulması gerekir.

Depresyon hastalığının geçiren kişilerin yakın çevrelerinde güvenebilecekleri insanlar ile konuşup yardım almaları gerekir. Çevresel nedenlerin belirgin olduğu durumlarda strese neden olan etkenlerini azaltan veya kontrol eden önlemlerin alınması sonucunda vakaların yinelemesini azaltabilir. Aile içi iletişim sorunlarının da belirgin olduğu durumlarda ise bireysel psikoterapilerin haricinde aile ve ilişki terapileri son derece yararlıdır.





Depresyon Nedir Hakkında Sıkça Sorulan Sorular 

Depresyon ile Nasıl Başa Çıkılır? 

Depresyon tedavisinin başarıya ulaşması ve kendini tekrarlamaması için kişilerin alabilecekleri bazı önlemler vardır. Kişiler, arkadaş ve aile bireyleri ile aktif bir şekilde iletişim kurmalıdır. Aynı zamanda umutsuzluk hissinden uzak durulmalıdır. Uzman doktor ve psikoterapistler ile açık şekilde konuşulmalıdır. Gerekli olduğu süre boyunca tedavi olunmalıdır. Uzman psikoterapistlerin tavsiyelerine uyulmalıdır. Aynı zamanda küçük ve erişilebilir hedefler belirlemek gerekir. Bedensel açıdan aktif olmak, son derece önemlidir. Aynı zamanda kişiler kendilerine haftalık plan oluşturmalıdırlar.





Depresyonda Olan Biri Nasıl Davranır? 

Depresyonda olan bir insan genellikle karamsar, ümitsiz aynı zamanda mutsuz hisseder. Her zaman kendisini son derece yalnız ve hüzünlü hisseder. Çevresindeki kişilere karşı ilgisizleşmeye başlar. Aynı zamanda kişilerde, huzursuzluk ve iç sıkıntısı gibi istenmeyen olumsuz duygular ön plana çıkar. Günlük yaşantıyı engellemeye kadar giden bu duygular ise aylarca devam edebilir.





Depresyon Bir Akıl Hastalığı mıdır? 

Söz konusu alanda yapılan çalışmalar depresyonun aklın hastalığı değil de beynin hastalığı olduğunu gösterir. Bu hastalığın kadınlarda görülme oranı erkeklere oranla 2 kat daha çoktur. Depresyonda olan bireylerin beyinlerinde elektriksel, hormonal, kimyasal ve manyetik alan gibi değişiklikler olur.

 

147854

Kişi Okudu

Kidolog
KidologLogo

Teknik Destek
(10:00-23:59)

+90(850) 840 11 39

App Store

Google Play

Spotify

karekod

' Bilinçli ebeveynler mutlu nesiller '

* Kidolog E-Bülten Üyeliği ile Bizden Haberdar Olun

© 2024 kidolog.com /Tüm hakları saklıdır.